Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası
Avrupa Ombudsmanı'ndan Önsöz
Değerli okuyucu,
1 Nisan 2003 tarihinde Avrupa Ombudsmanlığı görevine başladığımdan bu yana, Avrupa Birliği kurum ve kuruluşlarında iyi idareyi geliştirmek için çok çalıştım. Bu görevin iki boyutu var. Bir taraftan, Ombudsman harici bir denetim mekanizması vazifesi yaparak, kötü yönetimle ilgili şikayetleri inceler ve gerektiği durumlarda düzeltmeye yönelik işlemler tavsiye eder. Diğer taraftan, Ombudsman kurum ve kuruluşları geliştirilmeye müsait alanlara yönlendirerek, görevlerini daha iyi yerine getirmelerine yardımcı olan bir çözümler kaynağı rolünü oynar. Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.
Doğru İdari Davranışlar Avrupa Yasası, Ombudsman'ın bu ikili görevini yerine getirirken faydalandığı, hayati önem taşıyan bir araçtır. Ombudsman, kötü yönetim olup olmadığını incelerken bu Yasa'ya kullanarak, kendisini Yasa'nın kontrol görevini yerine getiren maddelerine dayandırır. Aynı zamanda, idarede daha yüksek standartlara ulaşmayı teşvik eden bu Yasa, kamu görevlilerine yararlı bir kılavuz ve kaynak olarak hizmet etmektedir.
Avrupa vatandaşları bundan daha azını haketmemektedirler. AB kurum ve organları tarafından iyi idare edilme hakkı, AB Temel Haklar Şartı'nın 41. Maddesine göre temel bir haktır. Yasa, vatandaşlara, bu hakkın uygulamada ne anlama geldiğini ve Avrupa idaresinden ne gibi somut beklentilere girebileceklerini belirtir. Şartın Avrupa Anayasası'nın Kuruluşuna İlişkin Andlaşma'nın II. kısmını teşkil ettiği göz önüne alındığında, önümüzdeki yıllarda bu hakkın öneminin artacağından emin olabiliriz.
Kabul edildiği 2001 yılının Eylül ayından bu yana vatandaşlar ve resmi görevliler Yasa'ya büyük ilgi göstermişlerdir. Yasa'nın etkisinin sadece Birliğin kurum ve organları ile sınırlı kalmadığına ve bazı üye ve aday devletler tarafından da gözönüne alındığına tanık olmaktan mutluluk duyuyorum. Avrupa Ombudsmanı olarak, Yasa'da yer alan haklar ve sorumluluklar hakkında bilincin daha da artırılmasını vazifem kabul ediyorum. İşte bu nedenledir ki, Yasa'nın yeni bir metnini tüm AB resmi dillerinde ve aday ülkelerin resmi dillerinde yayımlamayı seçtik. Yasa'nın, kamu idareleri için faydalı bir araç ve Avrupa'nın çeşitli yerlerindeki vatandaşlar için de bir referans olmaya devam edeceğini umuyorum.
P. Nikiforos Diamandouros
Strasbourg, 5 Ocak 2005.
Giriş
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği kurum ve kuruluşlarının ve bunların idarecileri ve yetkililerinin kamu ile olan ilişkilerinde uymaları gereken Doğru İdari Davranışlar Yasası'nı kabul eden bir önergeyi 6 Eylül 2001 tarihinde kabul etmiştir.
Böyle bir yasa oluşturulması fikri ilk olarak 1998 tarihinde, Avrupa Parlamentosu Milletvekili Roy PERRY tarafından öne sürülmüştür. Avrupa Ombudsmanı, kendi bünyesinde yaptığı bir çalışma sonrasında bir taslak hazırlamış ve bu taslağı bir özel rapor şeklinde Avrupa Parlamentosu'na sunmuştur. Ombudsman'ın hazırladığı bu taslak ve bu taslak üzerinde Avrupa Parlamentosu Dilekçe Komitesi raportörü Sayın Perry'nin yapmış olduğu bazı değişiklikler, Parlamento'nun kabul etmiş olduğu önergeye temel teşkil etmiştir.
Yasa'da, Adalet Divanı içtihadı içerisindeki Avrupa idare hukuku prensipleri gözönünde tutulmuş ve ulusal yasalardan da ilham alınmıştır.
Yasa'nın statüsü
Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı Aralık 2000 Nice zirvesinde ilan edilmiş ve daha sonra da Avrupa Anayasası'nın Kuruluşuna İlişkin Andlaşma'nın II. kısmını teşkil etmiştir.
Şart, Birlik vatandaşlığının temel bir hakkı olan iyi yönetilme hakkını (Madde 41) ve Birlik kurum ve kuruluşları tarafınca kötü yönetim nedeniyle Avrupa Ombudsmanı'na şikayet hakkını da (Madde 43) içerir.
Bu Yasa, Şart'da yer alan iyi bir yönetim hakkının uygulamada ne anlama geldiğini daha detaylı bir şekilde açıklama amacını taşır.
| İyi idare hakkı (Temel Haklar Şartı'nın 41. Maddesi[1]) |
|---|
1. Herkes, işlerinin Birliğin kurumları ve organları tarafından tarafsız ve adil bir şekilde ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. 2. Bu hak, şunları içermektedir:
3. Herkes, Topluluğun kuruluşları veya görevlilerinin, görevlerinin ifası sırasında yolaçtıkları her türlü zararı, Üye Devletlerin yasalarındaki ortak genel ilkelere göre Topluluğa tazmin ettirme hakkına sahiptir. 4. Herkes, Birliğin kuruluşlarına, Andlaşmaların lisanlarından birinde mektup gönderebilir ve kendisine aynı lisanda cevap verilmesi zorunludur. |
Avrupa Ombudsmanı, Avrupa Topluluğu Kuruluş Andlaşması'nın Avrupa Ombudsmanı'nın görevlerini düzenleyen 195'inci Maddesi[2] uyarınca, Birliğin kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerinde ortaya çıkabilecek muhtemel kötü yönetim vakıalarını soruşturur. Ombudsman'ın 1997 Yıllık Raporunda yer alan Ombudsman'ın kötü idare tanımına göre
"kötü yönetim, bir kamu kurumunun kendisini bağlayan ilke veya prensiplere uygun davranmaması sonucunda ortaya çıkar".
Bu tanım, Avrupa Parlamentosu tarafından da kabul edilmiştir.
| Ombudsman (Temel Haklar Şartı'nın 43. Maddesi[3]) |
|---|
| Birliğin bütün vatandaşları veya bir Üye Devlette ikamet eden veya kanuni adresi bu devlette bulunan bütün gerçek veya tüzel kişiler, adli görevleri çerçevesinde hareket eden Adalet Divanı Bidayet Mahkemesi hariç olmak üzere Topluluk kuruluşları veya organlarının faaliyetlerinde karşılaşılan kötü idare vakıalarını Birlik Ombudsmanı'na havale etme hakkına sahiptir. |
Avrupa Parlamentosu Yasa'yı kabul ederken Avrupa Ombudsmanı'nı, kötü idare olup olmadığını incelerken ve vatandaşların Şartın 41. Maddesinde yer alan iyi yönetilme haklarını gözetmek amacıyla, bu Yasa'yı kullanmaya davet eden bir önergeyi de kabul etmiştir. Bu nedenle Ombudsman, kötü yönetim iddialarını incelerken, Yasa'da yer alan ilke ve prensipleri gerektiği gibi gözetmektedir.
Bir Avrupa İdare Hukuku
Avrupa Parlamentosu Yasa'yı kabul ettiğinde Avrupa Komisyonu'ndan, Yasa'yı içeren bir tüzük teklifi hazırlamasını istemiştir. Böylece, tüzüğün Yasa'da yer alan ilke ve prensiplerin bağlayıcı niteliklerini vurgulayarak ve tüm AB kurum ve kuruluşlarına tutarlı bir şekilde uygulanmasını sağlayarak, açıklık ve tutarlılığı desteklemesi öngörülmüştür.
Bu amacın layığıyla gerçekleştirilmesi, ancak Komisyon'un iyi yönetime ilişkin bir Avrupa hukuku teklifine dayandırmakla mümkün olabilecektir. Anayasa'nın III-398. maddesi böyle bir hukuk için altyapıyı sağlayabilecek niteliktedir. Bu maddeye göre:
"Birliğin kurumları, kuruluşları, ve daireleri görevlerini yerine getirirken, açık, etkili ve bağımsız bir Avrupa yönetimin desteğine sahip olacaklardır.
Madde III-427 esas alınarak kabul edilen İstihdam Koşulları ve Görevliler Tüzüğü'ne uygun olarak, Avrupa yasaları, bu amacı gerçekleştirmek maksadıyla, özel hükümler yapacaktır."
Ombudsman, Yasa'nın bir Avrupa hukukuna dönüşmesinin önemini vurgulamaya devam edecektir. Bu da, bir çok AB kurum ve kuruluşuna ilişkin bir çok yasanın birbirine paralel mevcudiyetinden doğan karışıklılığı gidermeye yardımcı olacak, kurum ve kuruluşların vatandaşlarla ilişkilerinde aynı temel prensipleri uygulamalarını sağlayacak ve hem vatandaşlar hem de yetkililer açısından bu ilkelerin önemini vurgulayacaktır.
Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:
Madde 1 - Genel Hükümler
Kamu ile ilişkilerinde, Kurumlar ve görevlileri, bundan böyle "Yasa" olarak adlandırılan, bu doğru idari davranış Yasası'nda yer alan ilkelere uymak zorundadırlar.
Madde 2 - Kişisel uygulama alanı
1. Bu Yasa, tüm yetkililerin ve Personel Yönetmeliği ile Çalışma Koşullarına tabi diğer resmi görevlilerin kamu ile ilişkilerinde uygulanacaktır. Bundan böyle yetkili terimi hem yetkilileri hem de diğer resmi görevlileri tanımlamak amacı ile kullanılacaktır.
2. Kurumlar ve bu kurumlara bağlı idareler, bu Yasa hükümlerinin, kendileri için çalışan, sözleşmeli personel, devlet memuru statüsündeki uzmanlar ve stajyerler gibi diğer kişilere de uygulanması için gerekli önlemleri alacaklardır.
3. Kamu, bir Üye Ülke'de ikamet eden ya da kayıtlı olan veya olmayan tüm gerçek ve tüzel kişiler anlamında kullanılmaktadır.
4. Bu Yasa'da:
(a) "Kurum" terimi bir Avrupa Topluluğu kurum ya da kuruluşu anlamındadır;
(b) "Yetkili" terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır.
Madde 3 - Maddi uygulama alanı
1. Bu Yasa, özel hükümlerle düzenlenmedikçe, Kurumların ve bu kurumlara bağlı idarelerin kamu ile olan tüm ilişkileri için geçerli olan doğru idari davranış genel ilkelerini içermektedir.
2. Bu Yasa'da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır. Bu tür ilişkiler Personel Yönetmeliğince düzenlenmektedir.
Madde 4 - Yasaya uygunluk
Yetkili, yasaya uygun davranmalı ve Topluluk mevzuatında yer alan kuralları ve işlemleri uygulamalıdır. Yetkili, özellikle bireylerin hak ve menfaatlerini etkileyen kararların yasal bir dayanağı olmasına ve içeriklerinin yasalara uygun olmasına dikkat etmelidir.
Madde 5 - Ayrımcılık yapılmaması
1. Yetkili, kamudan gelen taleplerin değerlendirilmesi ve gerekli kararların alınması sürecinde herkese eşit muamele yapma ilkesine saygı gösterilmesini sağlayacaktır. Aynı durumda olan kamu mensupları aynı şekilde muamele edileceklerdir.
2. Farklı bir muamele yapılması halinde, yetkili bu durumun söz konusu olayın özel nitelikleri nedeniyle haklı olmasına dikkat edecektir.
3. Yetkili özellikle kamu üyeleri arasında, tabiiyete, cinsiyete, ırka, renge, etnik ya da sosyal kökene, genetik özelliklere, lisana, dine ya da inanca, siyasi ya da farklı bir görüşe, ulusal azınlık üyeliğine, varlığa, soya, maluliyete, yaşa ya da cinsel eğilimlere dayalı haksız ayrımcılıktan kaçınacaktır.
Madde 6 - Orantılılık
1. Yetkili, karar alırken alınan önlemlerin amaçla orantılı olmasına dikkat edecektir. Yetkili özellikle, sınırlama ya da yükümlülüğün işlemin amacıyla orantılı olmadığı durumda, vatandaşların haklarını sınırlamaktan ya da yükümlülük getirmekten kaçınacaktır.
2. Yetkili, karar alırken özel kişilerin menfaatleri ile kamunun menfaatleri arasındaki adil dengeye saygı gösterecektir.
Madde 7 - Yetkinin kötüye kullanılmaması
Yetkiler sadece ilgili hükümler tarafından öngörüldükleri amaçlar için kullanılmalıdır. Yetkili, bu tür yetkilerini özellikle herhangi bir yasal dayanağı olmayan ya da kamu menfaati gözetmeyen amaçlarla kullanmaktan kaçınacaktır.
Madde 8 - Tarafsızlık ve bağımsızlık
1. Yetkili tarafsız ve bağımsız olacaktır. Yetkili kamu üyelerini olumsuz yönde etkileyecek keyfi işlemden ve aynı zamanda gerekçesi ne olursa olsun ayrıcalıklı uygulamadan kaçınacaktır.
2. Yetkilinin davranışı asla kişisel, ailevi ya da milli menfaatleri veya politik baskılar tarafından yönlendirilmeyecektir. Yetkili kendisi ya da yakın bir aile ferdinin maddi bir menfaatinin olduğu hiçbir karara katılmayacaktır.
Madde 9 - Nesnellik
Yetkili, karar alırken ilgili etkenleri dikkate alacak, herbir etkene hakkettiği önemi verecek, konuyla ilgisi bulunmayan ögeleri gözardı edecektir.
Madde 10 - Meşru Beklentiler, tutarlılık ve bilgilendirme
1. Yetkili, hem kendi idari davranışında hem de Kurum'un idari işleminde tutarlı olacaktır. Aksi şekilde davranılmasını gerektiren meşru gerekçelerin bulunduğu münferit vakıalar dışında, yetkili Kurum'un normal idari uygulamalarını takip edecektir; bu tür gerekçeler yazılı kayıt altına alınacaktır.
2. Yetkili, Kurum'un geçmişteki uygulamaları ışığında, kamu üyelerinin meşru ve makul beklentilerine saygılı davranacaktır.
3. Yetkili, gerektiğinde, uhdelerinde bulunan belirli bir konunun ne şekilde takip edileceği ve çözüme kavuşturulacağı hususunda kamuyu bilgilendirecektir.
Madde 11 - Adaletlilik
Yetkili tarafsız, adil ve makul davranacaktır.
Madde 12 - Nezaket
1. Yetkili kamu ile ilişkilerinde hizmetkâr, doğru, nazik ve ulaşılabilir olacaktır. Yetkili mektupları, telefonları ve e-posta mesajlarını yanıtlarken mümkün olduğunca yardımcı olmaya gayret gösterecek ve sorulan soruları mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru bir şekilde yanıtlayacaktır.
2. Kendisine sorumlulukları dışındaki bir konuyla ilgili bir başvuru yapıldığında, vatandaşı konuyla ilgili yetkiliye yönlendirecektir.
3. Herhangi bir kamu üyesinin hak veya menfaatlerini olumsuz şekilde etkileyen bir hata meydana geldiği takdirde, yetkili ilgili kişiden özür dileyecek ve hatasından kaynaklanan olumsuz etkileri en hızlı şekilde düzeltmeye çaba gösterecek ve Yasa'nın 19'uncu Maddesi hükümleri uyarınca ilgili kişiyi temyiz hakları konusunda bilgilendirecektir.
Madde 13 - Mektupların vatandaşın ana dilinde yanıtlanması
Yetkili, her bir Birlik vatandaşı ya da herhangi bir kamu üyesinin Andlaşma dillerinden birinde Kurum'a yazdığı mektuba aynı dilde cevap almasını sağlayacaktır. Bu kural, mümkün olduğu ölçüde, dernekler (Sivil Toplum Örgütleri) ve şirketler gibi tüzel kişiler için de geçerlidir.
Madde 14 - Alındı bilgisinin iletilmesi ve ilgili yetkilinin bildirilmesi
1. İki haftalık süre içerisinde tatminkâr bir cevap verilebilecek olanlar dışında, Kuruma yazılan her bir mektuba ya da yapılan şikayete iki haftalık süre içerisinde alındı bilgisi iletilecektir.
2. Kurum'un cevabi yazısında ya da alındı bilgisinde, konu ile ilgilenen yetkilinin adı, telefon numarası ve görevli olduğu bölüm de belirtilecektir.
3. Aynı konu ile ilgili olarak çok sayıda gönderilmesinden dolayi suistimal niteligi taşıyan ya da anlamsız mektup ya da şikayetlere alındı bilgisi iletilmesine ya da cevap yazılmasına gerek yoktur.
Madde 15 - Kurum'un ilgili servisine iletme yükümlülüğü
1. Kurum'a gönderilen bir mektup ya da şikayetin, konu ile ilgilenme yetkisi olmayan bir Genel Müdürlüğe, Müdürlüğe ya da Birime hitaben yazılmış ya da iletilmiş olması durumunda söz konusu Genel Müdürlük, Müdürlük ya da Birim, dosyanın vakit kaybetmeden Kurum'un ilgili servisine iletilmesini sağlayacaktır.
2. Mektubu ya da şikayeti ilk olarak alan servis, durumu mektubun ya da şikayetin sahibine bildirecek ve dosyanın iletildiği yetkilinin adını ve telefon numarasını da belirtecektir.
3. Yetkili, belgelerdeki eksiklik ve hataları kamu üyesine ya da örgüte bildirerek düzeltmeleri için bir fırsat verecektir.
Madde 16 - Dinlenme ve fikir beyan etme hakkı
1. Bireylerin hak ve menfaatlerini ilgilendiren konularda, yetkili kişi karar verme sürecinin tüm aşamalarında karşı tarafın savunma hakkına saygı gösterilmesini sağlayacaktır.
2. Her bir kamu üyesi, hak ve menfaatlerini ilgilendiren kararların alınması gereken durumlarda, karar alınmadan önce görüşlerini yazılı olarak bildirme ve gerektiğinde fikirlerini sözlü olarak ifade etme hakkına sahip olacaktır.
Madde 17 - Kararların Makul bir süre içerisinde verilmesi
1. Yetkili, Kurum'a yapılan her bir talep ya da şikayet ile ilgili kararın, makul bir süre içerisinde, gecikmeden ve her halükârda talebin ya da şikayetin Kuruma ulaştığı tarihten itibaren en geç iki ay içerisinde verilmesini sağlayacaktır. Aynı kural kamu üyeleri tarafından yazılan mektuplara ve yetkilinin verilecek kararla ilgili talimatlarını almak üzere amirlerine gönderdiği idari notalara verilecek yanıtlar için de geçerlidir.
2. Kurum'a yapılan herhangi bir talep ya da şikayetin, konunun karmaşıklığı nedeniyle, yukarıda belirtilen süre içerisinde yanıtlanmasının mümkün olmadığı durumlarda, yetkili talebin ya da şikayetin sahibini en kısa zamanda bilgilendirecektir. Bu durumda, kesin karar en kısa sürede talep ya da şikayet sahibine bildirilecektir.
Madde 18 - Kararların gerekçelerini belirtme yükümlülüğü
1. Kurum'un gerçek bir kişinin hak ve menfaatlerini olumsuz şekilde etkileyebilecek her kararı ilgili olaylar ve hukuki dayanağı işaret edilerek gerekçesini belirtecektir.
2. Yetkili yetersiz ya da belirsiz ya da bireysel gerekçe içermeyen kararlar almaktan kaçınacaktır.
3. Benzer kararların çok sayıda kişiyi ilgilendirmesi nedeniyle, kararın gerekçesinin ayrıntılı bir şekilde bildirilmesinin mümkün olmadığı ve buna bağlı olarak standart yanıtlar verildiği durumlarda, yetkili, açıkca talep eden vatandaşa kararın bireysel gerekçesini bildirecektir.
Madde 19 - Temyize başvurma hakkının belirtilmesi
1. Gerçek bir kişinin hak ve menfaatlerini olumsuz şekilde etkileyebilecek bir Kurum kararı, bu karara karşı olası temyiz edebilme hakkını da belirtecektir. Bu kararda özellikle ilgili hukuk yollarının niteliği, hangi kuruma başvurulabileceği ve hakkın kullanılabileceği nihai süre belirtilecektir.
2. Bu tür kararlarda özellikle Avrupa Topluluğu Kuruluş Andlaşması'nın sırasıyla 230'uncu ve 195'inci maddelerinde öngörülen, yargıya başvurma ve Ombudsman'a şikâyette bulunma haklarına atıfta bulunulacaktır.
Madde 20 - Kararın tebliğ edilmesi
1. Yetkili, bireylerin hak ve menfaatlerini ilgilendiren kararların, alınır alınmaz ilgili kişiye ya da kişilere yazılı olarak tebliğ edilmesini sağlamalıdır.
2. Yetkili, kararların ilgili kişiye ya da kişilere bilgi tebliğ edilmeden önce başka kaynaklara bildirilmesinden kaçınmalıdır.
Madde 21 - Verilerin korunması
1. Bir vatandaşın kişisel verileriyle ilgilenen yetkili, Avrupa Parlamentosu'nun ve Avrupa Birliği Konseyi'nin, kişisel verilerin Avrupa Topluluğu kurum ve kuruluşları tarafından işlenmesi sırasında bireylerin korunmasına ve bu tür verilerin serbest dolaşımına yönelik, 18 Aralık 2000 tarihli ve (EC) 45/2001 sayılı Yönetmeliği hükümleri uyarınca, ilgili bireyin mahremiyetine ve kişilik haklarına saygı gösterecektir.[4]
2. Yetkili özellikle, kişisel verileri meşru olmayan amaçlar için kullanmaktan ve bu verilerin yetkisiz kişilerin eline geçmesinden kaçınacaktır.
Madde 22 - Bilgi talebi
1. Yetkili, sorumluluğu altındaki ilgili bir konuda, kamu üyelerine talep ettikleri bilgileri verecektir. Yetkili, uygun olduğu durumlarda ve uzmanlık alanını ilgilendiren bir konuda, idari bir işlem başlatma hakkında bilgi verecektir. Yetkili verdigi bilgilerin açık ve anlaşılır olmasına dikkat edecektir.
2. Sözlü bilgi talebinin çok geniş kapsamlı ya da karmaşık olması durumunda, yetkili ilgili kişiye talebini yazılı olarak yapması tavsiyesinde bulunacaktır.
3. Talep edilen bilginin gizli olması nedeniyle ifşa edilememesi durumunda, yetkili bu Yasa'nın 18'inci Maddesi hükümleri uyarınca, ilgili kişiye talep ettiği bilginin verilemesinin nedenlerini açıklayacaktır.
4. Sorumluluk alanına girmeyen konularda bilgi vermesi talebinde bulunulan bir yetkili, talepte bulunan kişiye, konuyla ilgili yetkilinin adını ve telefon numarasını vererek yönlendirecektir. Avrupa Topluluğu'nun başka bir kurum ya da kuruluşu hakkında bilgi talebinde bulunulduğunda, yetkili talepte bulunan kişiyi ilgili kuruma ya da kuruluşa yönlendirecektir.
5. Uygun olduğu durumlarda, yetkili, talebin konusuna bağlı olarak, bilgi talebinde kişiyi, Kurum'un kamuya bilgi sağlamakla sorumlu servisine yönlendirecektir.
Madde 23 - Belgelerin kamunun erişimine sunulması talepleri
1. Yetkili belgelere erişim taleplerini, Kurum tarafından kabul edilen kurallara ve (EC) 1049/2001 sayılı Tüzükte düzenlenen genel ilke ve sınırlamalara uygun şekilde değerlendirecektir.[5]
2. Yetkili sözlü olarak yapılan belgelere erişme talebini yerine getiremezse, vatandaşa talebini yazılı yapması tavsiyesinde bulunacaktır.
Madde 24 - Kayıtların yeterli tutulması
Kurum'un birimleri, gelen ve giden mektupların, kendilerine gönderilen belgelerin ve bunlarla ilgili olarak aldıkları önlemlerin yeterli kaydını tutacaklardır.
Madde 25 - Kamunun yasa hakkında bilgilendirilmesi
1. Kurum kamuyu bu Yasa'dan kaynaklanan hakları konusunda bilgilendirmek amacı ile etkili önlemler alacaktır. Mümkün olduğu taktirde, metni internet sitesinde elektronik formda sunacaktır.
2. Komisyon, tüm kurumlar adına, Yasa'yı bir broşür halinde yayınlayıp vatandaşlara dağıtacaktır.
Madde 26 - Avrupa Ombudsmanı'na şikayette bulunma hakkı
Bir Kurum'un ya da yetkilinin bu Yasa tarafından düzenlenen ilkelere riayet etmemesi durumunda, Avrupa Topluluğu Kuruluş Andlaşması'nın 195. Maddesi ve Avrupa Ombudsmanı Statüsü uyarınca, Avrupa Ombudsman'ına şikayette bulunulabilecektir.[6]
Madde 27 - Uygulamanın gözden geçirilmesi
Her bir Kurum, iki yıllık dönemin sonunda Yasa'nın uygulanmasını gözden geçirecek ve sonuçlarını Avrupa Ombudsman'ına bildirecektir.
[1] Şart'ın 41. Maddesi, Anayasa'nın II-101. Maddesine karşılık gelmektedir.
[2] Avrupa Parlamentosu'nun, Ombudsman'ın Görevlerinin İfasını Düzenleyen Tüzük ve Genel İlkelere ilişkin kararı, OJ L 113/1, 4.5.1994.
[3] Şart'ın 43. Maddesi, Anayasa'nın II-103. Maddesine karşılık gelmektedir.
[4] OJ L 8/1, 12.1.2001.
[5] OJ L 145/43, 31.5.2001.
[6] Avrupa Parlamentosu'nun, Ombudsman'ın Görevlerinin İfasını Düzenleyen Tüzük ve Genel İlkelere ilişkin kararı, OJ L 113/1, 4.5.1994.


